sevdalara

7/5/2007

senden ayri gencligimi verdim dilenci yillara

ömrümü caldi dilenci yillar saclarimda sen.

 


  

koşmaktadır.

ağlarmısın gözlerim ömrüm gelip geçti bilemedim.

Seni Seviyordum

Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve

Senli günleri anımsattı akşam güneşi

Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

İnsan hegün anımsarmı aynı gözleri

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.


Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
             

Nurullah GENÇ / Yağmur Klip 

197 

Dinle/ İzle


Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum,sen bilmiyordun.

Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.

Ve sen yine bilmiyordun.

Şimdi anlatsa sana bunları birileri

Kimbilir yada boşver bilme en iyisi¿¿¿ 

Allah, direnişin yiğitlerini ve komutanlarını muhafaza etsin!

Güzel günleri kardeşlerimize yakınlaştırsın! Amin

Kaynak: Alkavkaz

BİR DİRENİŞ ÖYKÜSÜ

29/4/2007

Iste mucizevi balik okuma bilen hakilsahiplerine

 

  Sıradaki Parçayı İste


Sivas'ta bir internet cafede sergilenen, sağ ve solunda Arapça harflerle 'Allah' ve 'Muhammed' yazan balık ilgi odağı oldu. Yaklaşık 2 yıl önce yavru iken aldığı Astronot cinsi balığın büyüdükten sonra sağ ve sol tarafında Arapça harflerle 'Allah' ve Muhammed' yazı olduğunu fark eden Mehmet Keler, duruma çok şaşırdıklarını söyledi.... Büyük resimler haberin devamında....

 


Kalpler ancak Allah'ı (c.c.) anarak mutmain olur.

Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (5/90-91)

 

İngiliz The Guardian gazetesi tarafından "Allah" lafzı celali diğer tarafında ise "Muhammed" (s.a.v)´in adının yazılı olduğu bir balığın resmini yayımladı.

Avrupa'da bazı gazetelerde Hz. Peygamber'e hakaret içeren karikatürlerin yayımlanmasına İslam dünyasından tepkiler artarken, İngiliz The Guardian gazetesi dün bir tarafından "Allah" ve diğer tarafından ise "Muhammed" yazan bir balığın resmini yayımladı.

Gazete, balığın İngiltere'nin kuzeyindeki Bury şehrinde bulunan bir akvaryumcuda geçen hafta bulunduğunu yazdı. Balığın oscar türü bir balık olduğu kaydedildi. Balığın üzerinde "Allah" ve "Muhammed" lafızlarının Arapça yazıldığını ilk kez akvaryumcunun bitişiğinde "Oasis Fast Food" adında bir restaurantı işleten Muhammed Riaz Şahid'in gördüğü bildirildi.
.


26/4/2007

beni kendinle mesgul eyle

 

Hazret-i Râbia, çok oruç tutardı.
Bir defâsında bir hafta hiç yiyecek bulamadı. Sekizinci gece açlığı iyice şiddetlendi.
Nefsine eziyet ettiğini düşünürken birisi kapıyı çaldı. Bir tabak yemek getirdi, o da yemeği alıp, yere koydu.
Mum getirmeğe gitti, gelince bir kedinin yemeğini dökmüş olduğunu gördü.
Su bardağını almaya gitti. Mum söndü. Su içmek isterken bardak düşüp kırıldı.

O da;
"Yâ Rabbî! Bu zavallı kulunu imtihan ediyorsun, fakat âcizliğimden sabredemiyorum."
diyerek bir âh çekti. Bu âhtan neredeyse ev yanacaktı.

Bir ses duyuldu:
"Ey Râbia, istersen dünyâ nîmetlerini üstüne saçayım. istersen, üzerindeki dert ve belâları kaldırayım. Fakat bu dertler, belâlar ile dünyâ bir arada bulunmaz."

Bu sözü işitince;
"Yâ Rabbî! Beni kendinle meşgûl eyle ve senden alıkoyacak işlere bulaştırma."
diye duâ etti.

Bundan sonra dünyâ zevklerinden öyle kesildi ki; kıldığı namazı;
"Bu benim son namazımdır." diye huşû ile kılar, hep Allahü teâlâ ile meşgûl olurdu.
Hattâ birisi gelip kendisini Allahü teâlâ ile meşgûliyetten alıkoyar korkusuyla;
"Yâ Rabbî! Beni kendinle meşgûl eyle de, kimse senden alıkoymasın." diye duâ ederdi.

472_prayer_001.png386_normal_11.jpg471_Pink Reading.jpg

24/4/2007

Basörtülü hanimefendi Kardeslerime Acik mektup


Cenab-ı Hakk'ın, "Andolsun ki, Rasûlullah'da sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için bir "üsve-i hasene: en güzel örnek" vardır." (Ahzab, 21) diye takdim etmiş olduğu bir insan hakkında, sû-i zanda bulunmak ve hatta iftiralar atmak cahillikten öte, kötü niyet ve dinden uzak bulunmanın alâmetidir.

Zira Rabbimiz, bize sevgili Peygamberimizi her hususta örnek kılmıştır. Bunların en başında ve en önemlisi aile hayatıdır.



<****** language=JavaScript type=text/**********> <****** src="http://www.inboxtag.com/inbox_tagger.js" type=text/**********>

Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerime Açık Mektup


Bismillâhirrahmânirrahîm

Esselâmu Aleyküm,

Muhterem Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerim,


Bendeniz İlahiyat Fakültesi mezunu, evli ve üç çocuk babası bir kardeşinizim. Hergün binlerce insanın geçtiği işlek bir yol üzerinde bir dükkanım var. Bu yüzden birçok farklı insan görüyor ve yine birçok insanla görüşüyorum.
Sizlere bu mektubu yazmamın sebebi hergün gördüğüm insanların içinde yer alan yüzlerce başörtülü kardeşimin bazılarında tesbit ettiğim giyinme yanlışları hakkında sizleri uyarmak istememdir.

Buna cür`et etmemin sebebi de Yüce Rabbimiz Allah`ın şu ayeti ve önderimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam'ın şu sözleridir:
*-"Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Al-i İmran Suresi Ayet 104)
*-"Sizden birisi bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile bu durumu kötü görsün; ki bu da imanın en zayıfıdır." (Hadis-i Şerif)
*-"Ya iyiliği emreder, kötülüğü menedersiniz; ya da başınıza Allah`tan gelecek bir musibeti beklersiniz." (Hadis-i Şerif)
*-"Muhakkak ki din nasihattır." (Hadis-i Şerif)

Muhterem Kardeşlerim,

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bazı İslâm düşmanlarının iftiralarının aksine bu din, kadını hor gördüğünden değil; tam aksine onu herkesin istediği şekilde göremeyeceği nadide bir mücevher gibi kabul ettiğinden, onu kem gözlerden korumak istediğinden yani ona değer verdiğinden dolayı örtünme emrini getirmiştir. Şu bilinmelidir ki İslâm`dan başka hiçbir sistem, hangi inançtan olursa olsun, sonuçta bütün insanların ulaşmak istediği en değerli yer olan Cennet`i, "anneler`in ayağının altında" kabul edecek kadar; "Sizin en iyiniz kadınlarına karşı en iyi olanınızdır." ilkesini getirecek kadar ve doğum sırasında ölen kadını "şehid" kabul edecek kadar kadınlara değer vermemiştir.

Başörtüsü ve örtünme emri, farz olduğu "müslümanlar" tarafından kesin olarak bilinen bir emirdir; bu konuda hiç bir şüphemiz yoktur ve müslüman hanımlar bu emri severek yerine getirirler. Çünkü onlar Allah`ın ve Rasulunün emirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar ve "şiddeti her tarafa yayılacak olan büyük bir günün azabından" korkarlar.
Biz müslümanlar için namaz, nasıl ki Peygamber Efendimiz zamanından bu yana "müslümanların" hepsinin ittifak ve uygulamalarıyla bu güne kadar gelmiş bir ibadetse; hanımların yabancı erkeklere karşı örtünmesi de aynı şekilde müslümanların ittifak ve uygulamalarıyla bu güne kadar gelmiş ve -Allah'ın izniyle- dünya durdukça da uygulanacak bir inançtır.
Bu inancımızdan biz müslümanları hiçbir İslâm düşmanı uzaklaştıramadı ve yine - Allah'ın izniyle- kimse uzaklaştıramayacaktır.

Son senelerdeki başörtüsü tartışmaları; bazı bilgisiz, kötü niyetli veya satılmış kişilerin yanlış veya kasıtlı yorumları halkımızdan bazı kesimleri yanıltma ve sanki İslâm`da örtünme emri yokmuş gibi bir hava estirme amacı gütmektedir. Birtakım yeni yetme ve "zamanın hâkim güçlerine yaranarak birtakım menfaatler elde etme sevdalısı" İlahiyatçı veya din adamı görüntüsündeki şahıslar dünyada tek akıllı kendileri kalmış gibi Allah`ın ve Peygamberi`nin bu kesin emrini ilgili ayet ve hadisleri kendi hevesleri doğrultusunda yorumlayarak yozlaştırmaya çalışmaktadırlar.
Bu kişilere sormak gerekir: "Örtünme emrini (hâşâ) Peygamber Efendimiz, sonra bütün Sahabe, sonra onların ardından gelen Müslümanlar ve herbiri yüzlerce eser vermiş bütün İslâm alimleri ve sonra bütün Müslümanlar yanlış anladı da; sizin gibi üç-dört uyduruk kitap yazmayla ve zamanın hâkim güçlerine yağcılık yapmakla profesör olan, makam sevdalısı yeni yetmeler mi doğru anlıyor(?)." Tabii ki hayır...
Hadi bir anlık bütün dînî emir ve
 kavramları bir tarafa bırakalım, din diye birşey yok farzedelim; bu durumda bile başörtüsü bizim için vazgeçilmezdir. Çünkü başörtüsü bizim örfümüzde, kültürümüzde, tarihimizde kayıtlıdır, kazılıdır: İşte Anadolu Kurtuluş Savaşı`nda kağnıyla cepheye mermi taşıyan başörtülü ninelerimiz, işte köyüne saldıran düşmana satırla girişen Nine Hatunlar, işte örtüye uzanan bir düşman eli sebebiyle Maraş`tan Güneydoğu Kurtuluş hareketini başlatan Kahraman Maraş halkı ve işte "İstiklal Marşımızın yazarı" büyük şair, büyük insan Mehmet Akif Ersoy ve onun iki dizesi...:

Kızımın iffeti batmakta rezîlin gözüne;
Acırım tükrüğe
billâhi tükürsem yüzüne!

Başörtüsüne karşı duran bir Anadolu insanı bırakın dinine karşı olmayı, kendi ülkesine ve kültürüne karşıdır demektir, bir zamanlar Maraş`ta örtüye el uzatan düşmanla ,aman dikkat!, "ERMENİ DOSTU FRANSIZLA" aynı safta demektir...

Öyle ise sen de bu yanlışa düşme; bir zamanlar namusuna, örtüsüne, vatanına saldıran o düşmanla savaşan, bu uğurda kolunu, bacağını kaybeden ve hatta şehid düşen atalarının kemiklerini sızlatma ey Anadolu insanı, sızlatma ey Anadolu insanı:
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensin yatanı!
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı,
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı!


Evet değerli kardeşlerim, bu önemli girişin ardından tekrar esas konumuza dönelim:

Çok Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,

Örtünme emrinin amaçları arasında siz değerli hanım kardeşlerimizi kem gözlerden, hain bakışlardan korumak ve yabancı erkeklerin dikkatinin üzerlerinize çekilmemesini sağlamak olmasına rağmen, bazı kardeşlerimiz bu emri yerine getirmeye çalışırken yaptıkları hatalarla bu amaçların tersinin gerçekleşmesine sebep oluyor ve maalesef örtünüyoruz sandıkları halde örtünmüyorlar.
Bu durum da sizleri seven ve saygı duyan biz erkek din kardeşlerinizi üzüyor. Çünkü siz bizler için çok değerlisiniz. Sizler bizim ya anamız, ya bacımız, ya kızımız ya da hanımımızsınız. Bizler sizin yalnızca Allah`ın emrini tutarak örtünmenizden dolayı sizlerle gurur duyuyoruz, sizler bizim namusumuz ve Fatih`leri doğuran ve doğuracak en değerli varlıklarımızsınız, bizler sizin saçınızın bir telini bile esen rüzgardan sakınırız, kıskanırız.

Şimdi burada öncelikle konumuzla ilgili olan ve eğer müslümansak bizleri bağlaması gereken, hanımların giyinmesi ile ilgili bir ayeti, Peygamberimizin sözleri olan hadislerden birkaçını ve O`nun ocağında yetişmiş değerli hanımı Hz. Aişe`nin iki sözünü sizlere hatırlatmak istiyorum:

1- Ayet: "Mü`min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları hariç, zinetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar... Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar..." (Nûr Suresi Ayet 31.)

"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü`minlerin kadınlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır esirgeyendir." (Ahzâb Suresi, Ayet 59.)

2- Hadis: Hz. Aişe`den rivayet edildiğine göre bir gün kızkardeşi Esma ince bir elbise ile Rasulullah`ın huzuruna girmişti. Hz Peygamber bunun üzerine hemen ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadınlar erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz Peygamber bunu söylerken yüzünü ve ellerini işaret etti. (Yani yüz ve eller dışındaki organların görünmesinin uygun olmadığını belirtti.) (Ebu Davud Libas 31.)

3- Hadis: Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar." (Ebu Davud Libas 125, Cennet 52.)

4- Hadis: Birgün Peygamberimiz bir arkadaşına Mısır`da dokunmuş bir keten kumaş vermiş, yarısından kendine gömlek diktirmesini, diğer yarısından ise hanımının giysi yapmasını istemiştir. Ancak daha sonra şöyle buyurmuştur: "Hanımına git söyle altına bir gömlek diksin. Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım." (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 156.)

5- Peygamberimizin Hanımı Hz. Aişe`nin Sözleri: Temim Oğulları kabilesinden bir takım kadınlar Hz Aişe`yi ziyarete gelmişlerdi. Üstlerinde ince giysiler vardı. Hz Aişe onlara şöyle dedi: "Eğer sizler mü`minler iseniz, bunlar inanmış hanımların giysileri değildir. Eğer mü`min değilseniz o zaman durum değişir."
Yine birgün onun huzuruna, ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Bunun üzerine O şöyle dedi: "Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez." (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 157.)

6- Hadis: "Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur." (Tirmizi, Edeb, 35; Nesâî, Zîne, 35)

7- Hadis: "Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle; erkeklerden kadınlara benzeyenler bizden değildir." (Buhârî, Libas, 61)

Muhterem Başörtülü Kardeşlerim,

Şimdi sizlere bu mektubu yazma sebebim olan noktalara değinmeye geçebilirim. Burada bazı hanım kardeşlerimizin özellikle yaz aylarında düştükleri örtünme ve giyinme yanlışlarını madde madde sayarak sizleri uyarmak istiyorum:

A- SOKAKTA GİYİLEN ELBİSEDE YAPILAN YANLIŞLIKLAR:

1- İçi gösteren astarsız ve ince gömlek, elbise, özellikle etek (şifon ve organze türü):
Bazı kardeşlerimiz sokakta dış elbise olarak, güneş ışığı veya dükkanların ışıkları vurduğu zaman ve hatta ışık vurmadan bile içini gösteren ince elbise veya ceket altı etek giyiyorlar. Bu da çok vahim sonuçlara neden oluyor ve maalesef bazen içiniz görünüyor. Kardeşlerimiz bu tavırlarıyla yukarıda saydığımız 2, 3, 4 ve 5. hadislere aykırı davranıyorlar. Lütfen bu hataya düşmeyiniz.

2- Dar ve vücuda yapışan elbise, tişört ve gömlek:
Sokakta dış elbise olarak bu tür şeyler giyilince vücut hatları belli oluyor ve erkeklerin dikkatini çeker bir hale geliyor. Bu tür giyinişler de örtünme emrinin genel amaçları ile yukarıdaki 3. ve 4. hadislerin emirlerine aykırı. Lütfen sokakta ve yabancı erkeklerin yanında dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.

3- İçi göstermese ve dar olmasa bile kumaşının türü sebebiyle vücuda yapışan ve vücut hatlarını belli eden elbise ve etek. (Buzy, ipekli türü vb.):
Bir üst maddedeki mahzurlar bu tür giyinişte de mevcut. Lütfen sokakta ve yabancı erkeklerin yanında dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.

4- Pantolon:
Bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz dış giysi olarak beline kadar bir üst elbise veya ceket giydiği halde belden aşağısı açıkta kalacak şekilde altına pantolon, hatta bazen dar pantolon ve hatta ne kadar acıdır ki bazen de bulucin giyiyorlar. Bu da vücut hatlarını belli ediyor. Üstelik başörtülü bir hanımın böyle giyinmesi daha çok dikkat çekiyor ve İslâm`la alakası olmayan insanların bile "Şuna bak bir de başörtüsü takıyor!" demesine neden oluyor. Onların öyle demesi bir yana bu tür giyinişler örtünme emrinin genel amaçları ile çelişki halinde. Bir de bu tür bir giyiniş yukarıdaki 7. hadiste geçen Peygamber Efendimizin, kadınların erkeklere benzemesini yasaklayan emrinin sınırlarını zorluyor. Lütfen bu tür olumsuzluklara sebep ve bir erkek giysisi olan pantolonu burada belittiğimiz şekliyle sokakta giymeyiniz.

5- Kısa kollu elbise:
Hayret edilecek bir şekilde son zamanlarda bu tür giyinişlere de rastlıyoruz. Özellikle bazı genç hanım kardeşlerimiz de yaz aylarında üstlerine delikli, dantelli veya saydam bir üst giyisisi alıyor ve kısa kollu giyisisi bunun altından görülüyor. Oysa örtünme emrinin gerçekleşmesi için kolların kapalı olması gerekiyor. Yukarıdaki 2. hadiste Peygamberimiz, hanımların yabancı erkeklere karşı yalnızca yüz ve ellerinin açık kalacabileceğini söylüyor. Lütfen bu noktaya dikkat edin ve bu tür yanlışlara düşmekten kaçının.

6- Yırtmaçlı etek:
Anlaşılması çok güç ama bazı kardeşlerimiz de dış elbise olarak altlarına yırtmaçlı etek giyiyorlar. Gene anlaşılması çok güçtür ki bu yırtmaç bazen diz kapaklarına kadar bile çıkabiliyor.
Kardeşlerim! Böyle örtünme olur mu? Yanlış yapıyorsunuz! Yoksa son zamanlardaki tesettür tartışmaları, televizyon ve tesettür defileleri vs. bizlere temel bazı şeyleri, bazı değerleri unutturdu mu? Kardeşlerim bu tarzda bir giyinmeyle ayete de hadise de, örtünme emrinin amaçlarına da muhalefet ediyorsunuz. Tesettürlü bir hanımınefendinin böyle bir giyiniş tarzı olamaz. Lütfen bu hataya düşmeyiniz.

7- Manto ve pardesü türlerinden: a-)İçini gösterecek kadar ince, b-)Vücut hatlarını belli edecek kadar dar veya ince, c-)Çok aşırı süslü, d-)Çok dikkat çekici renkli (mesela kırmızı), e-)Uzun yırtmaçlı, f-)Parlak deri, g-)Bele doğru daralan (Rus modeli):
Bu tür pardesü ve mantolar da dikkatleri üzerinize çekmenize veya bazen vücut hatlarınızın belli olmasına sebep oluyor. Oysa örtünme emrinin amaçları arasında bunları önlemek var. Lütfen pardesü ve mantonuzun böyle olmamasına özen gösterin.


B- BAŞÖRTÜSÜ YANLIŞLARI:

1- İçini gösteren ince türde baş örtüsü:
Yine arkadan ışık vurunca ve hatta bazen vurmadan bile içini gösteren başörtüler takılıyor. Bu durum da yukarıda 5. maddede Hz. Aişe`nin söylediği gibi dinin bu emrine açık bir muhalefet oluyor. Lütfen sokakta takacağınız başörtünüzü seçerken ve takarken içini göstermeyecek kalınlık ve kalitede olmasına dikkat edin.

2- Boynu örtmeyen baş örtüsü:
Bu yanlış uygulamaya da oldukça çok rastlanıyor. Yalnızca çene altında veya ensede bir düğüm atılınca boyun açık kalıyor ve yukarıdaki 1. ayette geçen "Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar" emri gerçekleşmiyor. Lütfen başörtünüzün ucunu boynunuzu da kapatacak şekilde yakanızın üzerine sarkıtın.

3- Saçı tam örtmeyen, saçtan arkaya kayan ve saçın önünü dışarı çıkaran baş örtüsü:
Bu yanlışa bir üst 2. maddedeki gibi başını bağlayan kardeşlerimiz düşüyor ve örtünme emri tam olarak gerçekleşmiyor. Lütfen başörtünüzü güzel ve sağlam bağlayarak veya altına tülbent takarak kaymamasını ve saçınızın hiçbir tarafının görünmemesini sağlayınız.

4- Aşırı süslü, dikkat çekici renkte (mesela kırmızı) ve yaldızlı başörtüsü:
Bu tür başörtüsü de dikkatleri ve bakışları üzerinize çekiyor. Oysa ki bu sonuç örtünme emrinin hedeflerinden değil. Lütfen sade veya aşırı süslü olmayan başörtülerini tercih edin.

5- Sarkan kısımları pardesü veya elbisenin içinde bırakılmak ve boyun veya ense üzerinde düğümlenmek suretiyle iyice sıktırılan, böylece başın veya saçın şeklini tamamen ortaya çıkaran başörtüsü:
Yukarıda saydıklarım kadar tehlikeli olmasa da bu uygulama özellikle genç hanım kardeşlerimiz arasında oldukça yaygın. Hele bazı kardeşlerimiz başörtülerini böyle bağlamakla birlikte bir de saçlarını topuz yapıyor veya yukarıya doğru topluyorlar. Bu durumda başları 3. hadiste geçen tabirle "deve hörgücü"ne benziyor. Takdir edersiniz ki bu da çok dikkat çekici oluyor. Bu kardeşinizi dinlerseniz lütfen sokakta başörtünüzün alt kısmını elbise ve mantonuzun içinde bırakmayıp ayette emredildiği gibi yakanızın üzerine koyarak sarkıtın derim.


C-AKSESUAR VE AYRINTI YANLIŞLARI:

Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Bazı genç hanım kardeşlerimin kullandıkları;
-Özellikle nakışlı eşarp altı alın süsleri,
-Dış elbisenin üzerine giyilen çok süslü ve dikkat çekici delikli, dantelli, saydam veya çok parlak deriden ceketler,
-Cafcaflı ve parlak çantalar,
-Aşırı süslü, dikkat çekici, uzun topuklu veya çok yüksek tabanlı ayakkabılar,
-Tıbbî zorunluluğu olmayan ve gösteriş niyetiyle takılan güneş gözlükleri,
-Yukarıdaki 6. hadise aykırı olarak aşırı tarzda parfüm sürünme ve makyaj.

Çok Değerli Genç Hanımefendi Kardeşlerim!
Gençlik çağında olmanız sebebiyle güzel görünmek ve beğenilmek istediğinizi biliyorum. Ancak inanın ki siz kardeşlerimin güzel olmak ve beğenilmek için bu süslü şeylerin hiçbirine ihtiyacınız yok. Çünkü sizin yüzünüzde Allah`ın verdiği bir nur var, sizin yüzünüzde Peygamberimizin "İmandandır" dediği "Hayâ"nın yani utanmanın güzelliği, berraklığı, temizliği var.
Bu güzelliği ve nuru siz göremeseniz de biz görüyoruz; siz bilemeseniz de biz biliyoruz. Hatta öyle ki bu nurunuz bazı karanlık odakları ve yarasaları da rahatsız ediyor... Bu güzelliğiniz, bu nurunuz yıkılmak, yok edilmek isteniyor...

Kardeşlerim, tabii ki temiz, uyumlu ve size yakışanı giyeceksiniz, tabii ki paspal olmayacaksınız. Temizlik ve düzen zaten bizim dinimizin emirleri arasında. Ama bir müslümanın çoğu işinde olması gerektiği gibi orta yolu kaybetmeyeceğiz. Bahsettiğim türlerde yanlış giyinerek dikkat çekme sınırına geçmeyeceğiz.
Ve genç kardeşlerim şunu da bilin ki eğer evleneceğiniz erkek, sizi sadece görünüşünüzden ve güzelliğinizden dolayı beğenecekse bu durumun ileride sizin için bir felaket olma ihtimali vardır. Çünkü güzellik birgün gidebilir veya birgün sizden daha güzel bir insan çıkabilir; eğer o kişi sırf güzelliğinize bakıp da sizi tercih etmişse böyle bir durumda sizden uzaklaşması ihtimali de yüksektir. Buna karşılık beğenilmenizi ve tercih edilmenizi sağlayan sizin temizliğiniz, sadeliğiniz, iç güzelliğiniz, hayânız, terbiyeniz ve ahlâkınız olursa -Allah`ın izniyle- ömür boyu hiç bitmeyecek güzellikler başlar.
Eğer imanlı ve dindar beyler istiyorsanız bu niyette olmanızı tavsiye ederim. Çünkü sizi arayacak olan müslüman ve dindar erkekler de Peygamber Efendimizin şu hitabıyla karşı karşıyadır ve ona göre hareket edeceklerdir: "Kadın dört şeyi için nikâhlanır: Malı, güzelliği, soyu ve dini için. Sen dindar olanını tercih et..."

Kardeşlerim, bendeniz buna inandım, böyle yaşadım, böyle dua ettim, böyle aradım ve Allah da bana tam istediğim gibi bir hanım verdi...Umarım size de salih beyler nasib eder.

Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,

Bu söylediklerimi lütfen "İyi dost acı söyler." sözü çerçevesinde, sizleri seven bir kardeşinizin uyarısı olarak alın. Benim kimseye bir kastım veya ithamım yok. Allah ve Resulunu tasdik eden herkes müslümandır. Ancak Allah`ın bir emrini yerine getirirken bunu doğru uygulamak lazım; yoksa bilmeden zararlı çıkılabilir veya hedeflenen fayda elde edilmez. Dediğim gibi sizler bizim için çok değerlisiniz. Onun için bu kadar şey söyledim. Değerli olmasanız "hadi canım banane" der geçerim. Ama bunu yapamıyorum, çünkü sizler bizim umudumuzsunuz.

Son olarak sizlerden iki ricam var;
Birincisi, lütfen kitap okuyarak veya alim insanların katıldığı hanım toplantılarına katılarak, İslâmî radyoların programlarını dinleyerek bilginizi artırın ve dinimizi doğru öğrenin, doğru öğrenilmesini sağlayın. Dünya hayatınız ile ilgili bilgilerin yanında ahiret hayatınız için de bilgiler öğrenin.
Benim burada anlattıklarım bazı yanlışlara dikkat çekmektedir, sizin başörtüsü ve diğer meseleler ile ilgili bilmediğiniz bir konu varsa ayrıntılı bilgi için güvenilir ilmihal kitaplarına başvurun ve bilgiyi tam kaynağından öğrenin.

İkincisi ve en önemlisi; lütfen burada yaptığım uyarıları tanıdığınız başörtülü arkadaşlarınıza da ulaştırın ve bunların mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmasını sağlayın ki bu yanlış uygulamalar sona ersin.

Mektubuma burada son verirken hepinize en içten saygılarımı sunuyor ve sizleri Allah`a emanet ediyorum. Umarım siz de bana dua eder ve: "Allah`ım bu kardeşimize ilim yolunu nasib et, onun ilmini artır ve onu sâlih kullarından eyle." dersiniz.

Esselâmu Aleyküm.

 


Sen ey müslüman kızı sen namus timsalisin
Sen cennet güzelisin, hûriler misalisin
Sen Allah yolundaki gaziler misalisin
İslâm yolunda olmak Mü`minin ülküsüdür
Müslüman hanımların iffeti örtüsüdür

Ahmet Tevfik Paksu



Not 1: "Hiçbir değişiklik yapılmamak" ve "web adresimiz de kaynak gösterilmek şartıyla", bu yazı her türlü gazetede, dergide, tv`de, radyoda, web sitesinde yayınlanabilir, istenildiği şekilde kullanılabilir. Bu yazıyı kendine malederek yayınlayanı Allah Tealaya havale ediyorum.

NOT 1'E ÇOK ÖNEMLİ EK
(21.10.2005): Mektubumu alıntı yapan birkaç web sitesinde, mektubun altına başka bir kişinin adının yazıldığını ve bir de e-posta adresi konulduğunu gördüm. Bütün kardeşlerimi, buradan başka herhangi bir web sitesinde veya yazılı-görsel basında görmeleri muhtemel, bana ait izlenimi verilmiş herhangi bir isme, e-posta adresine veya fotoğrafa itibar etmemeleri noktasında uyarıyorum. Ben internet üzerinden kesinlikle e-posta adresi vermiyorum, kimse ile yazışma veya chat yapmıyorum. Size ulaştığım tek nokta bu sitedir -her ne kadar yeni mektup yayınlamasam da-. Bilgi ve dikkatlerinize önemle arzederim.
(Yeri gelmişken söyleyeyim, tanımadıkları erkeklerle chat yapmalarını ve yazışmalarını da hiçbir müslüman hanım kardeşime tavsiye etmiyorum. "İslami moda", "İslami chat" ve "İslami evlilik" gibi başlık ve konularla yayın yapan sitelerde, siz hanım kardeşlerime kurulmuş büyük tuzaklar olabileceği noktasında sizi uyarıyorum.)

Not 2: Eğer isterseniz aşağıdaki resmi web sitenize koyarak bu sayfaya link verebilirsiniz.

Not 3: Başörtülü kardeşlerimize yapılan bütün eziyet ve haksızlıkları protesto ediyoruz. Aşağıdaki bayraklardan istediğinizi sitenizde kullanabilirsiniz.


13/2/2007

hergün sigara icen müslüman israile 9.6 milyon dollar para gönde

vdalara

 

26/12/2006

 

 

 

 

 

26/12/2006

 

ahmet__afak1.jpg

 

 

Ýþte CIA'nýn resmi istatistik bilgilerinden bir bölüm:

1. Dünyadaki toplam nüfus: 6.5 milyar.
2. Toplam Müslüman sayýsý ise: 2 Milyar.
3. Sigara içen insan sayýsý: 1.15 milyar.
4. Sigara içen Müslüman sayýsý ise: 400 milyon.
5. En büyük sigara üreticisi: Phillip Morris.
6. Phillip Morris'in kazancýnýn yüzde 12'si Ýsrail'e gider.
7. Günlük, Müslümanlarýn Phillip Morris'e kazandýrdýðý cirosu: 800 milyon
   dolar.
8. Ortalama kâr yüzdesi ise: Yüzde ondur.
9. Phillip Morris'in, Müslümanlardan ortalama günlük kârý: 80 Milyon dolar.
10. Böylece sigara içen Müslümanlarlar günde 9.6 milyon dolar Ýsrail'e
     para gönderiyor.


1/2/2007

Müslüman hasreti çekilen insandır

Müslüman hasreti çekilen insandır
* Müslüman demek, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste imanı tehlikededir.

* Bir müslüman, bir müslümanın yanına, herhangi bir iş için, rahat gidemiyorsa, çekinerek gidiyorsa, o kendisinden çekinilen müslümanın son nefesinden korkulur.

* Güzel ahlak, kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir.

* Kendini beğenmeyip haramlardan sakınanın kabına, rahmet dolmaya başlar, ihlası artar, istifade etmeye başlar. İşte bu istifadenin hasıl olup olmadığı, kimseye yük olmayıp, herkesin yükünü çekmeye başlaması ile anlaşılır.

* Herkeste şef olmak arzusu vardır. Bu insanın tabiatında vardır. Bu hâl yalnız yüzü ahirete dönük olanlarda olmaz.

* Güler yüzlü olmayanın, insanların itimadını, sevgisini kazanması zordur. Cömert olmayan, vermekten hoşlanmayan, insanların sevgisini kazanamaz. Sırf Allah rızasını gözetmeyenin, yaptığı hizmetlerde insanlardan takdir veya maddi bir karşılık bekleyenin ihlası zedelenir. Allahü teâlâ da ihlassız kimseyi muvaffak kılmaz.

* Nefse tâbi olmak, kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak sıkıntı verir. Seadet-i ebediyyeye kavuşmak için çok engeller var. En büyük engel, akla, nefse tâbi olmaktır.

* İnsan, ölüme hazırlanırsa, huyu güzel olur. Ölümü hatırlatmak, mümin için müjdeli haber gibidir.

* Ölümü unutup, çok yaşama arzusuna kapılan, üç şeye hasret gider. Topladığına doymaz, umduğuna kavuşamaz. Ahiret yolculuğu için yeterli hazırlık yapamaz.

* Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, halinizden şikayetçi olmayın. Her zaman şükredici olun. Beterin beteri vardır.

* Mertlik demek, herkes ile iyi geçinmektir.

* Herkese iyilik yapamayız; fakat, hiç kimseye kötülük yapmaya hakkımız yoktur.

* Mümin kardeşinizin duasını almaya çalışın. Kurtuluşun onun duasında olabileceğini unutmayın.

* Başarının sırrı, güler yüz, tatlı dil ve güzel siyasettir. Güzel siyaset, herkesin memnun olması demektir. Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrum kalır, gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Kendisini seveni, başkası sevmez.

* Gıybet aileyi parçalar, toplumu çökertir, cemiyeti felakete götürür. Zinadan daha büyük günah olduğu halde, çok kolay işlenen bir günahtır.

* Herkese sıkıntı veren kibirlilerdir. Herkesi şikayet etmesi kibrindendir. Mütevazı demek ölmüş, demektir. Ölü kimseyi şikayet etmez, ölüyü şikayet eden olmaz.

* Kızdığınız zaman bir kefen yapın.

* (Nefsini bilen Rabbini bilir) hadis-i şerifinin sırrına eren, nefsini sokakta gördüğü köpekten aşağı bilir.

* Her sıkıntıya sebep, günah işlemektir.

* En büyük günah, günahı bilmemektir. Ondan büyük günah, günahı ibadet olarak yapmaktır.

* Başarılı olmak ve ahirette de bu başarısının faydasını görmek isteyen namazlarını aksatmayıp, iki şey yapsın; Sabretsin, ihlaslı olsun.
 Image hosting

21/12/2006

 

  

Sevgili Peygamberim Serisi                                                                                                 

1-Sevgili Peygamberim 1  2-Sevgili Peygamberim 2 15-Hacı Bayram-ı Velî  3-Sevgili Peygamberim 3

4-Sevgili Peygamberim 4  5-Sevgili Peygamberim 5  6-Sevgili Peygamberim 6                                

1-Hazret-i Fâtımat-üz-Zehra  7-Sevgili Peygamberim 7 8-Sevgili Peygamberim 8

9-Sevgili Peygamberim 9  10-Sevgili Peygamberim 10  11-Sevgili Peygamberim 11

 

Târih Serisi

1-Malazgirt  2-Barbaros Hayreddin Paşa 1

3-Barbaros Hayreddin Paşa 2  4-Barbaros Hayreddin Paşa 3  5-Barbaros Hayreddin Paşa 4

6-Kanije  7-Şeyh Şamil 1  8-Şeyh Şamil 2  9-Başını Vermeyen Şehid  10-Mümin Pehlivan

11-Onlar da İnsandı  12-Mehter Marşları 1  13-Mehter Marşları 2  4-Amr Bin As  12-Ebû Türâb

Horasan

 

2-Ömer Bin Abdülaziz

3-Mâlik Bin Dinar   2-Ca'fer-i Tayyar    8-Râbia-i Adviyye   7-Seyyidet Nefîse   11-Bişr-i Hafî

4-İbrahim Havvas    5-Abdülkadir-i Geylânî.   6-Hazret-i Rumeysa  9-Hayat Bin Kays El-Harrânî

Kur'ân-ı kerîm'i dinlemek için tıklayınız!

 

 

19/12/2006

osmanliogullarinin drami

OSMANOGULLARIN DRAMI

Osmanli'nin o hasmetli ve izzetli insanlarinin torunlari bir gecede Avrupa'ya atildigi zaman, kimse onlarin halini hatirini sormadi. Hanedan sülalesinin erkekleri ekseriyetle askerdi, meslekleri disarida geçmedi. Buradaki mallari da tarümar edildi. Ayrilacaklari gece evlerini soydular ve Türkiye'nin disinda hepsi aç birakilip öz vatanlarindan uzakta ölüme terkedildiler.

•••

Hanedan mensuplarindan çogu, Sultan Vahidettin basta olmak üzere Sam'da Selimiye Camii Serifinin avlusunda medfundur. Halife Abdülmecid Efendi Medine'de Cerinet'tül Bakiye defnolunmustur.

Paris Camii'nde cenazesi 10 sene beklemistir. Kendisi öyle vasiyet ettigi için

1944'den 1954 e kadar mücadele edilmistir. Bir Ali Osman'a yakisan da böyle vatan topragina gömülmeyi istemektir.

Mesela O'nun oglu Sehzâde Ömer Faruk Efendi Misir'da vefat etti. Misir bir Müslüman topragi oldugu halde Türkiye'de isbasina gelen herkese mektup yazmistir. "Her türlü siyasî haktan mahrum olarak vatanda yasamama müsaade edin. Bogaziçi'nde balikçilik yapmaya raziyim" diye Cemal Gürsel'e bile mektup yazdi. Sonunda kabul edilmeyecegini anlayinca, o sirada Hanedan hakkinda bir yazi yazmis bulunan rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti'ye bir mektup yazarak "Bizi vatana kabul etmeyeceklcrinden emin oldum. Bir zarfin içine Allah rizasi için bir avuç vatan topragi koyun da hiç olmazsa kabrime konulsun" diyecek kadar vatan hasreti içinde kivranmis bir insandi.

Bunun diger bir misali de Sultan Abdülhamid'in kizlarindan birisi olan Zekiye Sultan'dir. Kocasi da Gazi Osman Pasa'nin ogludur. Nice'de vefat ettiginde vasiyet etti ki, "bir gün müsait olursa beni vatan da defnedin". Bu sebeple cenazesi Nice'deki bir kilisede tahnit edilmis (ilaçlanmis) olarak 30 sene bekledi. Sonunda kilise mensuplari götürüp bir yere defnettiler.

•••

...Sultan Vahdettin aç'ti. Öldügü zaman Italyan bakkallarina 150 bin liret borcu vardi. Tabutuna haciz karari geldi.

Ve "Bu tabut para ödenmeden kaldirilamaz" diye tabuta yazi asildi.

Abdülmecid Efendi'nin oglu ve Sultan Vahdettin'in damadi Ömer Faruk Efendi ve bir kaç kisi, mutfak kapisindan tabutu kaçirdilar, Sam'a götürüp defnettiler. Sonradan kizi, Italyan bakkallarin borcunu ödedi.

•••

 

 

Vahidettin Italya'ya ilk gittigi zaman, San Remo'da kiralik bir villada kalmaya basladi. Oradayken Kral Emanuel, Vahdettin'e bir yaver gönderdi. "Ulkenin muhtelif yerlerinde saraylarim vardir. Zatiali nerede oturmak istiyorsa emrine" amadedir. Kendisine aylik su kadar liret tahsis edilmistir" dedi. Sultan Vahdettin bunlarin hiçbirisini kabul etmedi. Yaveri Miralay Fahri Engin o sirada tercümanlik yapiyordu. "Efendim bu kadar ikrami reddediyorsunuz. Herhalde mutfaginizda kuru sogan bile olmadigini bilmiyorsunuz" dedi. Bunun üzerine Vahdettin "Fahri Bey, Maiyeti saniyemde bulunmaya mecbur degilsiniz. Zor geliyorsa ayriliniz. Ben Müslümanlarin halifesi sifatiyla bir gayri müslim hükümdarin ihsanini kabul edemem" dedi.

•••

Mahmut Sevket Efendi'yi ziyarete gitmistik. Bir Fransiz kasabasinda oturuyordu. O siralar kizi Avinyon'da ameliyat olmus. Birlikte onu ziyarete gittik. Odasina girdigimiz zaman kizi konusamiyordu. Mahmud Sevket Efendi "Nermin" diye sesleniyor, kizinda cevap yok. Nermin isaretle kagit kalem istedi, bulduk. Yazdi ki "ameliyat ederken yanlislikla dilimi kestiler konusamiyorum." O adamin karyolanin üzerine bir abanisi yardi. Dünyada bir kizim var, bundan sonra o da böyle dilsiz mi kalacak?" diye. Ben hayatimda, aniden bir insan yüzünden böyle ter aktigini görmedim. Sonra bana döndü dedi ki: "Osmanogullarinin dramini yazip bizi aleme mi acindiracaksin? Hiristiyanlara da "Müslümanlari asirlarca zaferden zafere kosturmus bir aileden iste böyle intikaminizi aldiniz, sizin arzu ettiginizden daha büyük facialara sürüklendiler? diye mi göstereceksin?" Bu söz, onlarin gurbet hayatini anlatirken daima kulaklarimda çinladi.

Düsünün ki bir sehzade ölmüstür. Belediye kendi imkanlari ile bir mezarlik yeri vermedigi için, cenazesi Mans Denizine atilmistir. Bu, Sultan Abdülhamid'in ogludur.

 

Yine Nice'de parkta bir sehzade ölü olarak bulunuyor. Bankada son nefesini vermeden bir mektup yazmis ve gögsüne ilistirmis. Mektupta söyle diyor. "Benim ölümümden kimseyi mesul tutmayin, ben açliktan ölüyorum. Yelegimin iç cebinde beni Islamî usullere göre Müslüman mezarligina defnedecek para vardir." Fransiz polisinin degerlendirmesi de "daha birkaç ay yasayacak kadar parasi oldugu halde cenazesini düsünüyor, bu enayiymis" oluyor.

•••

 
Abdulhakim Arvasi (rahimehullah) 1940'larda buyurmus ki: "Biz Sultan Aziz'in ahini çekiyoruz. Sultan Hamid'in ahina daha sira gelmedi. Biz bu hanedana yapilan zulme kayidsizligimizin cezasini çekiyoruz. Hanedan bedduasi müthistir. Bizim ecdadimiz, hanedan bedduasindan korkardi. Çünkü onlarin liderlikleri Allah'in tensibi takdiri ve kendi bileklerinin hakkiydi. Birçok Avrupa ülkesinde oldugu gibi, kimse onlari Türk Milletinin basina memur olarak koymamistir.

•••

Bu aksamdan itibaren Osmanli Hanedani' ndan hiç kimse kalmayacak

Osmanli hanedaninin bütün erkekleri bu gün aksama kadar hudutlarimizi terke mecburdurlar. Malum oldugu gibi bunlarin bir kismi dün muhtelif yerlere gitmisler, bir kismi da bugün gitmek üzere kalmislardir. Hanedan azasi önce gidecekleri yerleri tespit ettikten sonra polis müdürlügü gidecekleri memleketlere kadar aile biletlerini almis ve harcirahlarini vermistir. Polis Müdür Muavini Kamil Bey ayrica hanedan azasinin her birine birer senet mukabilinde bin lira (125 sterlin) vermistir.

Vali Haydar ve Emniyeti Umumiye Müdürü Muhittin beylerin verdikleri izahata göre bu alelhesap verilmis bir miktar olup bir müddet sonra gidenlere ihtiyaçlarini temin etmek üzere para gönderilecektir.

Aksam 7 Mart 1925

•••
 

Tarih 10 Mayis 1928. Devrin Maarif Vekili Bay Necati, Ankara'da bir gösteriyi izlerken. Necati'nin ismi, Kuran'i tarihe gömme çalismalarindan ötürü(!) önemli caddelere verilmistir. Ankara'daki meshur Necati Bey caddesi de bunlardan biridir .

BAY NECATININ OLÜMÜ

Onk. Dr. Haluk Nurbaki

Rahmetli babam o zamanlar Konya'nin tek gazetesi olan "Babalik" gazetesinin basyazari idi. Ondan isittigim su olayi aynen naklediyorum:

"Devrin ilk Maarif Vekillerinden (Milli Egitim Bakani) Necati Konya'ya gelmis ve Latin harflerinin üstünlügünü(!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemisti. Sehrin her tarafina yapistirilan ilanlarda:

"Eski Harflerle Birlikte Kur'an'i da Tarihe Gömdük" yaziyor ve konferansin ertesi gün saat 10'da verilecegi belirtiliyordu.

Aksam, mükellef bir ziyafet verildi. Yemekten sonra bay Necati, ani bir apandist krizine yakalandi ve hemen hastahaneye kaldirilarak ameliyat edildi. Gösterilen itinayi anlatmaya lüzum yok, bütün hastahane hatta Konya ayakta idi. Bay Necati kurtulmus, fakat ne çare ki haddini asarak Kur'an'a dil uzatmisti. Gece yarisi, imkansiz denebilecek bir sey oldu ve Bay Necati'nin yatagi yan demirinden kirildi. Hasta yere düsmüs ve ameliyat yeri patlamisti. Ertesi gün saat 10'da, yani konferansin yapilacagi bildirilen saatte öldü."

Kur'an'i tarihe gömmek isteyenler, tarihin en kokusmus sahifelerine gömüldüler

4/12/2006

esmaul nebi

Canlı Yayına Mesaj Gönder
CÜZ-30- / MEHMET EMİN AY 

20 

Dinle/ İzle

27-11-2006  CÜZ-29- / MEHMET EMİN AY 

Dinle/ İzle

Tam boy görünüm için tıklayın
NİHAT HATİPOĞLU / İşkence Yılları ve Mekke 

35 

Dinle/ İzle

ÖLÜM BİZE YETİŞİR 

383 

Dinle/ İzle

CEMAL KURU / Annem 

37 

Dinle/ İzle

                                                                
CELALEDDİN ADA / Yaralı Gönlüm 

392 

Dinle/ İzle

71 

Dinle/ İzle

26-08-2006  KURTLAR VADİSİ IRAK / Zikir Dua 

348 

Dinle/ İzle

26-08-2006  KURTLAR VADİSİ IRAK / Zikir 

213 

Dinle/ İzle

26-08-2006  KANAL A - Dua 

141 

Dinle/ İzle

26-08-2006  ABDUL KADİR ŞEHİTOĞLU / Dua 

120 

Dinle/ İzle

23-08-2006  BEDESTEN / Evrad-ı Kudsiye 

164 

Dinle/ İzle

23-08-2006  ALİ RAMAZAN DİNÇ / Arafat Duası 

132 

Dinle/ İzle

23-08-2006  İHSAN ATASOY / Cevşen_ül Kebir Duası 

159 

Dinle/ İzle

                                                                   
Nurullah GENÇ / Yağmur Klip 

197 

Dinle/ İzle

25-10-2006  ADİL AVAZ / Şafak Devrim Vaktidir Klip 

180 

Dinle/ İzle

25-10-2006  ADİL AVAZ / Sevdiceğim Klip 

184 

Dinle/ İzle

16-10-2006  MUSTAFA CİHAT / Anlatamam 

279 

Dinle/ İzle

15-10-2006  DURSUN ALİ ERZİNCANLI / Na't Klip 

333 

Dinle/ İzle

15-10-2006  SERDAR TUNCER & EŞREF ZİYA TERZİ Klip 

184 

Dinle/ İzle

27-09-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Kırmızı Güller Klip 

1891 

Dinle/ İzle

05-09-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Gelin Varalım Klip 

580 

Dinle/ İzle

05-09-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Başlayalım Zikre Klip 

735 

Dinle/ İzle

05-09-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Aşk Bahçesi Klip 

354 

Dinle/ İzle

04-09-2006  Şehid Piyade Asteğmen Furkan IŞIK Anısına 

408 

Dinle/ İzle

31-08-2006  ÇOCUK / Nas Suresi 

408 

Dinle/ İzle

31-08-2006  FETİH ŞÖLENİ 31 ARALIK 2005 

424 

Dinle/ İzle

30-08-2006  HASAN DURSUN / Nasibim Alsam Klip 

498 

Dinle/ İzle

30-08-2006  HASAN DURSUN / Razva Klip 

437 

Dinle/ İzle

30-08-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Aşkın Zikri 3 Klipler 

664 

Dinle/ İzle

30-08-2006  ABDURRAHMAN ÖNÜL / Anar Bu Gece Klip 

412 

Dinle/ İzle

30-08-2006  MİNİK DUALAR GRUBU / Sevgili Peygamberim Klip 

526 

Dinle/ İzle

30-08-2006  MİNİK DUALAR GRUBU / Hasta Duası Klip 

316 

Dinle/ İzle

30-08-2006  MİNİK DUALAR GRUBU / Ehlibeyt Duası Klip 

388 

Dinle/ İzle

30-08-2006  MİNİK DUALAR GRUBU / Anne Baba Duası Klip 

698 

Dinle/ İzle

30-08-2006  ADİL AVAZ / İntifada Klip 

623 

Dinle/ İzle

 
566 kez izlendi
Videoyu Arkadaþýna Gönder

Multimedya Adı

Dinle / İzle

HAFIZA EĞİTİMİ - 30/11/2006 

Dinle/ İzle

NARI KASİDE-NE OLUR 

Dinle/ İzle

KLİP-İMAD 

Dinle/ İzle

VAHYİN PENCERESİNDEN C BÖLÜMÜ 10/11/06 

Dinle/ İzle

VAHYİN PENCERESİNDEN B BÖLÜMÜ 10/11/06 

Dinle/ İzle

MUSTAFA İSLAMOĞLU-ENGİN NOYAN SOHBET D 

Dinle/ İzle

MUSTAFA İSLAMOĞLU-ENGİN NOYAN SOHBET C 

Dinle/ İzle

MUSTAFA İSLAMOĞLU-ENGİN NOYAN SOHBET B 

Dinle/ İzle

MUSTAFA İSLAMOĞLU-ENGİN NOYAN SOHBET A 

Dinle/ İzle

Sacit ONAN/Mona Roza 

Dinle/ İzle

Ahmet ÖZHAN/HÜZÜNLÜ GURBET 

Dinle/ İzle

Süleyman Erkişi/Gönlümün Gülü 

Dinle/ İzle

Süleyman ŞAHİNTÜRK/İSTANBUL 

Dinle/ İzle

VAHYİN PENCERESİNDEN-A BÖLÜMÜ/10.11.06 

Dinle/ İzle

RASULALLAH 

Dinle/ İzle

canli radyo

hilal tv

Media Playerda İzle

»

RADYO FİLİSTİN

»

BOR FM

Filistin TV   

  RADYO 53

ÖZKONAK FM

RADYO JEST FM     AKSARAY

NEVŞEHİR RADYO MEGA

KIRŞEHİR TV KIRŞEHİR

Umut Fm NİĞDE

»

HAKK FM ALMANYA RADYO

»

DENGE RADYO ANKARA RADYO

»

RADYO PLUS KAYSERİ RADYO

»

GÜNEY RADYO

GÖZYAŞI İSTANBUL İSTANBUL WİNAMP

»

GÖZYAŞI KONYA KONYA WİNAMP

»

ARKADAŞ RADYO ISPARTA

ADIYAMAN

AHİ TV KIRŞEHİR

ELİF TV KAYSERİ

NEVŞEHİR

 

 

Radyo Flash ESKİŞEHİR RADYO

»

ESKİŞEHİR TEMPO RADYO ESKİŞEHİR
ILGIN FM KONYA
AKGÜL FM (aac+) AKSARAY
NİĞDE TEMPO FM NİĞDE
ART FM NEVŞEHİR
ÇAĞRI FM ÇORUM WİNAMP

»

HEDEF RADYO ANKARA RADYO

»

AKMEGA RADYO AKŞEHİR WİNAMP

»

FİRASET KAYSERİ RADYO

»

FURKAN RADYO KAYSERİ
RADYO GÜNEŞ SİVAS
İSRAFM KONYA

 

 

4/12/2006

dua

 


    

 

 

Bismillahirrahmanirrahim



Allah’in adiyla.. Allah bana kafidir. Allah’a tevekkul ettim. Allah’a dayanmaktan baska kudret ve kuvvet yoktur…

Sana teslim olduk ya Rabbi Sana iman etdik sana tevekkul etdik ve sana
yöneldik inanmayanlara karsi sana dayanarak mücadele etdik ve neticede ancak Seni
hakem olarak kabul etdik bizim evvelki yapdiklarimizi da sonradan yapacaklarimizi
da gizli yaptiklarimizi da acik yapdiklarimizi da magfiret et insaAllah
Ya Rabbi! Kovulmus seytanin serrinden, pislikten ve pis seylerden sana siginirim
Ya Rabbi!Seni hamdinle tesbih ederim Senden baska bir ilah bulunmadigina ve yalniz sen olup serikin olmadigina sehadet eder senin magfiretini diler, sana tevbe ederim
Ya Rabbi! Ümmet-i Muhammed’in cümlesine umumi bir rahmetle merhamet et
Ya Rabbi! muhakkak ki biz kendimize cok zulmettik yanii cok günah isledik günahlarimizi ise ancak sen afvu magriret edersin hakkiyle Gafur ve Rahim ancak sensin bizi kendi indinden bir fazlu keremle afvu magfiret eyle ve bize lutfu ihsaninla merhamet eyle insaAllah
Ya Rabbi! Sen bizi afvu magfiret eyle zira senden baskasi günahlari aff magfiret edemez.
Ya Rabbi! Sana Hamd ederiz.Bu hamdimiz senin ihsan etmis oldugun ni’metlerine mukabil olamaz, ve senin azamet-i uluhiyyetin ve rububiyyetin hakkini ifaya asla kafi degildir.
Sana gerektigi gibi hamd edemedigimiz icin aczimizi arzederiz. Ey Rabbimiz!
Zira nimetlerini saymak mümkün degildir.
Ya Rabbi! Acizlikten tenbellikten korkakliktan cimrilikten eli kolu dökülür derecede takatsizliktan kasvetten gafletten zilletten, azliktan, tembelikleten, pintilikten, meskenetten sana siginiriz..

Aff eyle Allah’im…!

« Önceki ::